Diyaloglarda çarpıcı tespitler vardı. Terör’ün malum grubun yangını sonucu RTÜK tarafından yayından kaldırılışına bile gönderme yapıldı. “Terörle mücadele etmek istedim, müdahale edildi” lafının Gizli Servis’in tepesindeki isme değil de, Zahid Akman’a yollandığını anladık. Dileriz RTÜK Başkanı kendini Emre Taner zannetmeye başlamaz. Bu da işin gırgırı. Çarpıcı söylevlerden ikisini daha buraya almak istiyoruz: "Hayırlı uğurlu olsun, üç silahşörler sahaya döndü" -Güllü Erhan’ın lafı-.
"Artık ülkeler ordularla değil, yatırımcılarla işgal ediliyor" -Polat Alemdar-.
Tepelerinde "Damokles"in kılıcı gibi ‘Yanlı denetim’ var. Üstüne üstlük, rakip ekranların düşmanlığı ortada. Bu olumsuzluklara bir de Osman Sınav gibi ‘Yerli Tarantino’nun olmayışını eklerseniz PANA Film’in işinin zorlaştığı anlaşılır. Oysa, Show TV ile birincilik mücadelesi yapan Kanal-D’nin Sağır Odası’nın maşallahı var. Rambo Aras, Kerkük’ü kurtardı, Musul’u da halletmek üzere.
Özetlersek, şartlar eşit değil. Bir tarafa at yarışı deyimiyle ‘Yürü oğlum kim geçer seni’ gazı verilmekte. Sıra Kurtlar Vadisi’ne geldi mi her taraftan ayak uzatıp, çelme takmaya uğraşıyorlar. Bu şartlarda sağlanan izlenme payı bile ayakta alkışlanmalıdır...
No comments:
Post a Comment